Anadolu´nun yerli halklarından olan Dinar´ın eski bir yerleşim bölgesi olduğu görülmektedir. Dinar Hitit İmparatorluğu döneminde Seha ırmağı (Büyük Menderes) Beyliğine bağlı olduğu tarih kitaplarımızdan anlaşılmaktadır.
Yontma taş çağı insanları en çok, av hayvanları bol orman, ırmak, göl kıyılarında bulunan natürel mağaralarda yaşarlardı. İlçemiz bölgelerini araştırırsak bu mağaralardan ve benzerlerinden çoğuna rastlamak mümkündür.
İlçemizde, Cilalı taş (Neolitik) çağı dönemine ve Bakırtaş (Kalkolitik) çağı devirlerine ait birçok höyükler mevcuttur. Ne var ki buralarda henüz bilimsel bir araştırma yapılmamıştır. Yapılan hafriyatlarda bu çağlara ait çömlek çanak kırıkları çıkmaktadır. Halen Üçlerce ve Suçıkan tepelerinde bu parçalar yanı sıra sık sık da mızrak uçlarına rastlanmaktadır. İlçemiz Avşar köyü tren yarması höyüğünden çıkan eserler bugün Afyon müzemizde yer almaktadır.
Eti (Hitit) çağı imparatorluğunun Kral Yolu da ilçemizden, Çöl ovasından Haydarlı, Bel kavak yolu ile Dinar-Kızılören-Daracasu deresine girerek Düzbel geçidini aşmakta ve Homa yönünden Selçuk´a ulaşmaktadır. Ortaçağda Türk Selçuk ve Bizans orduları arasında Düzbel´de yapılan savaşı anlatan Bizanslı tarih yazarları bu geçidin adını Miriyokefalis olarak yazmışlardır.