Senirkent Hakkında
İlk çağlardan itibaren Senirkent´in bulunduğu yerde önemli bir yerleşim merkezine rastlanmıyor. Senirkent ovasındaki höyükler, tarih öncesi yerleşim yerlerinin Popa Çayı çevresinde kurulduğunu göstermektedir. Senirkent ovasında toplam dokuz höyük vardır. Bunlar Kırbağlar Höyüğü, Mandas Höyüğü, Güreme I Höyüğü, Güreme II Höyüğü, Gençali I (Göl Kıyısı) Höyüğü, Gençali II (Köy İçi) Höyüğü, Ulaş (Aralık) Höyüğü, Tohum Kesen Höyük ve Garip Höyük olarak adlandırılmaktadır. Bu höyüklerde yapılan toprak üstü araştırmalarda elde edilen çanak-çömlek parçalarından, bölgede Kalkolitik (Taş-Maden: M.Ö. 4000-3000), Eski Bronz (M.Ö. 3000-2000) çağı insanlarının yaşadığı anlaşılmaktadır. Hititler (M.Ö. l800-l200), Frigyalılar (M.Ö. 1200-676), Lidyalılar (M.Ö. 676-547), Persler (M.Ö. 547-334) Büyük İskender ve Makedonyalılar (M.Ö. 334-187), Seleukoslar (M.Ö. 281-188), Bergama Krallığı (M.Ö. l88-133), Romalılar (M.Ö.133 - M.S. 395), Bizans (M.S. 395-1182), 1182 yılından sonra Türkler bölgeye hâkim olmuşlardır.
Senirkent ovasındaki tarih öncesi yerleşimler, 1940´lı yıllarda arkeolog Kemal Turfan tarafından incelenmiş, ancak inceleme sonuçları yayımlanmamıştır. 1960´lı yıllarda bölgemizde incelemeler yapan J. Mellaart ve D. French, Garip, Ulağıtepe ve Gençali (Göl kıyısı) höyükleri hakkında yurt dışında bazı bilgiler yayımlamıştır.[1]
1987-1988 yıllarında Senirkent ovasındaki höyüklerle ilgili araştırma yapan Prof. Mehmet Özsait; bu araştırmanın sonuçlarını “1987 ve 1988 Yılı Senirkent Çevresi Tarih Öncesi Araştırmaları“ adlı tebliğinde yayınlamıştır. Bu tebliğden Kırbağlar, Mandas, Güreme I, Güreme II, Gençali I, Gençali II höyük yüzeylerinde yapılan araştırmalarda bulunan keramiklerin önemli bir kısmı İT1 ve İT2 yerleşmelerine aittir. Ayrıca az sayıda da olsa Kalkolitik Çağ özellikleri taşıyan keramikler bulunmuştur.[2]
Yassıören, bölgede tarihi hakkında bilgi sahibi olduğumuz en eski yerleşim birimidir. Yassıören kasabasında bulunan Kırbağlar Höyüğünde İ.Ö. 3000 yıllarına uzanan yerleşim ve uygarlık izlerine rastlanmıştır. Kasabanın yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişi vardır.[3]
Başköy´ün (Bisse) yakınlarında bulunan kalıntılardan, ilk çağlardan itibaren burada insan yerleşmelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Böcüzade Süleyman Sami, bu köy çevresinde eski eserlerden kalma kabartma resimli taşlar ve mezarlar bulunduğunu, burada tesadüfen bulunan gümüş ve altın paralardan Bisse´nin Selefkiler (Seleukoslar) zamanında bir hükümet merkezi veya krallık şehri olabileceğini belirtmiştir.[4] Makedonya İmparatoru Büyük İskender´in M.Ö. 331 yılında Psidya bölgesinde bulunan Bisse şehrinde konakladığı rivayet edilmektedir.